Resulullah'ın (s.a.a) İlminin Taşıyıcısı

 Tefsir-i Râzî'de, Muttakî Hindî'nin Kenzü'l-Ummal'ında Hz. Ali'nin (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilir:

 

 Resulullah (s.a.a) bana bin çeşit ilim öğretti; bu ilimlerin her birinden de bin kapı açıldı yüzüme.

 

 Tefsir-i Taberî, Tabakat-ı İbn Sa'd, Tehzibu't-Tehzib, Kenzü'l-Ummal ve Fethu'l-Barî'de şöyle rivayet edilir (biz Fethu'l-Barî'den naklediyoruz):

 

 Ebu Tufeyl'den şöyle rivayet edilir: Ali'nin (a.s) konuşmalarından birinde şöyle dediğini gördüm:

 

 Neyi isterseniz sorun benden; vallahi kıyamete kadar vuku bulacak şeyleri soracak olursanız söylerim size. Bana Kur'ân'dan sorun; vallahi gece mi gündüz mü, çölde mi, yoksa dağın başında mı nazil olduğunu bilmediğim bir ayet yok-tur...

 

 İşte bu yüzden Resulullah (s.a.a) Cabir b. Abdullah'ın rivayetinde Ali (a.s) hakkında şöyle buyurmaktadır:

 

 Ben ilim şehriyim, Ali ise onun kapısıdır. Bu şehre girmek isteyen kapısından girmelidir.

 

 Hâkim, bu rivayetin senedinin sahih olduğunu söyler.

 

 Bir rivayete göre yukarıdaki hadisin sonunda şöyle geçer:

 

 İlim isteyen kimse kapıdan girmelidir.

 

 Bu konu, başka bir rivayette şöyle geçer: Hudeybiye günü Resulullah'ın (s.a.a) Ali'nin (a.s) elini tutarak şöyle buyurduğunu gördüm:

 

 Bu adam özgür kimselerin efendisi ve zalimleri öldürendir. Ona yardım eden zafere ulaşır, onu alçaltan ise alçalır. Burada Resulullah (s.a.a) sesini yükselterek şöyle devam etti: "Ben ilim şehriyim, Ali ise onun kapısıdır, bu şehre girmek isteyen onun kapısından girsin."

 

 İbn Abbas'ın rivayetinde Resulullah'ın şöyle buyurduğu ge-çer:

 

 Ben ilim şehriyim, Ali ise onun kapısıdır, bu şehre girmek isteyen onun kapısından girsin.

 

 İmam Ali'nin (a.s) kendi rivayetinde ise şöyle geçer: Resul-i Ekrem (s.a.a), "Ben ilim eviyim, Ali ise kapısıdır." buyurmuştur.

 

 Veya İbn Abbas'ın rivayet ettiği gibi:

 

Ben hikmet şehriyim, Ali ise onun kapısıdır; ilim ve hik-met isteyen o kapıdan gelsin.

 

 Hz. Ali'den (a.s) başka bir rivayette ise Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğu kaydedilmiştir:

 

 Ben hikmet eviyim, Ali ise kapısıdır.

 

 Ebuzer ise Resul-i Ekrem'in (s.a.a) Ali (a.s) hakkında şöyle buyurduğunu rivayet eder:

 

 Ali benim ilmimin kapısıdır, benden sonra benim gönderildiğim şeyi ümmetime açıklayacak olandır.

 

 Enes b. Malik de Resulullah'ın (s.a.a) Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

 

 Sen benden sonra ümmetime ihtilâf ettikleri konuyu açıklayıp halledecek olansın.

 

 Hâkim, bu rivayetin Şeyheyn'in (Buharî, Müslim) ölçülerine göre sahih olduğunu söyler.

 

 Başka bir rivayette Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurduğu kaydedilmiştir:

 

 Sen risaletimi sürdüreceksin, sesimi ümmetimin kulağına ulaştıracaksın, benden sonra ümmetimin ihtilâflarını halledeceksin.