İslam’da tesettürün zarureti


İslam’da tesettürün zarureti

 

 

 

 

Tesettür bir inancın seçilmesinin göstergesidir. Ayrıca insan inanış ve fikri çizgisini tanıma ve seçmekle belirleyip ona göre yaşıyor ve tüm davranışlarını ona göre düzenliyor. Ayrıca insanın tanıma ve bilinçlenmesi arttıkça inanışları da daha kalıcı ve kesin olur.

 

İslam’ın tesettür için beyan ettiği gerekçeler hususunda yüce Allah’ın iffet ve hayayı kadının fıtri özellikleri olarak ona verdiği için pak fıtrat sahibi Müslüman kadınlar bu haslete sahip oldukları, iffetin örtünmenin ruhu ve tesettürün felsefesi sayıldığı tesettürün ise iffetin garantisi olduğu söylenmelidir.
Tesettür bir inancın seçilmesinin göstergesidir. Ayrıca insan inanış ve fikri çizgisini tanıma ve seçmekle belirleyip ona göre yaşıyor ve tüm davranışlarını ona göre düzenliyor. Ayrıca insanın tanıma ve bilinçlenmesi arttıkça inanışları da daha kalıcı ve kesin olur. Bu mesele tesettür için de geçerlidir. Yani tesettürü seçmek kadının varlık, insan, sosyal ilişkiler ve tekamül hususundaki görüşlerinin ürünüdür. Kadın kapanmakla toplumun manevi seyrini hızlandırdığına inanır, zira kadın olsun erkek olsun zenginlik, şöhret, mevki ve vücut cazibelerini başkalarının gözüne sokarsa bir nevi hırsızlık yapıp insanların gelişme ve mutluluğunu gölgelemiş olur. Ayrıca insanları cazibelerle meşgul edip onları sergilemek kapasitesi sınırlı olan insanların gözünü doldurup onları marifet nurundan mahrum bırakır. Dolaysıyla kapanmak kadın için vacip kılınmıştır. Böylece tesettür insanların felah ve kurtuluşunu düşünmeyip sermaye ve cazibeleri yağmalamak peşindeki kötü niyetli insanlar için büyük engel sayılır. Dolaysıyla tarih boyunca kadınların kapanmasına karşı çıkıp kaldırmak istediler. Mükemmel kapanma modeli sayılan çarşaf emperyalistlerce şom hedefleri yolundaki engel olarak nitelendiği için ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. İran’da ise bu hareket Rıza han tarafından gerçekleşti. Nitekim ülkede batı eğilimleri ve modernlik özentileri arttıkça batı hayranlığı da gelişti ve buna paralel olarak Mısır, Tunus ve Endonezya da da aynı dalga başladı. Şah rejiminin İran’da çıplaklık, açıklık ve laubalilik kültürünü yaymaya çalıştığı dönemde şehit Mutahhari sürekli bu harekete karşı çıkmaya çalıştı. Mutahhari ilahiyat fakültesinin saygın ve kutsal olduğu için bayan öğrencilerin orada kapanması gerektiğine inanıyordu. Bu alanda ustad seyit Muhammed bakır Hücceti şöyle yazıyor: İlahiyat fakültesinin öğrenci sayısının arttığı ve aralarında kız öğrencilerin de sayısının fazla olduğu bir yılda kadınlar kapanmadıkları için şehit Mutahhari okul ortamının dini ortamının bozulmamasına önem verdiği için ilahiyatta okuyan bayanların kapanmasını aksi halde okula devam etmelerinin engelleneceğini söyledi. Bu teklif Ayetullah şehit Mutahhariye sonsuz saygısı olan fakülte dekanı tarafından kabul edilip konsey üyelerince onaylandı.
Böylece üniversite sınavlarından önce Ayetullah Mutahhari birkaç baş örtüsü alarak medyada açıklık propagandaları yapıldığı dönemde okul kapıcılarına baş örtülerini dağıtarak okula girmek isteyen bayanlara hediye etmelerini istedi. O günlerde baş örtüler sonsuz rağbet gördü.
Bu alanda İngiliz casus Hamfer tesettür konusunda Müslüman kadınların çarşaftan ve tesettürden vazgeçmesi için çalışılması gerektiği daha sonra da görevlilerimiz gençleri kadınlarla gayri meşru ilişki kurmaya teşvik edip İslam toplumlarında fesadı yaymaları ayrıca gayri Müslim kadınların açık gezerek Müslüman kadınların onları taklit etmesini sağlamaları gerektiğini söyledi. Ne yazık ki günümüzde de aynı komplo baş örtüsünün açılmasından söz etmeksizin yeni hilelerle uygulanmaya çalışılıp çıplaklık kültürünü yaymak suretiyle kadının haysiyetini ayaklar altına alınmak isteniyor.
Tesettür felsefesi
Tesettür kadın ve kızların keramet, iffet metanetini garanti eden olgu olup bu hedefi temin eden her şey tesettürdür. Ancak kadının kapanmasının neye dayandığı ve hangi nedenlerle ortaya çıktığı sorulabilir. Ayetullah şehid Mutahhari bu hususta şöyle diyor: Tesettür muhalifleri zalimane süreçleri tesettürün ortaya çıkmasına neden göstermeye çalışıp İslami tesettürle İslami olmayanı arasındaki farkı dikkate almadan İslami tesettürün de aynı zalimane süreçlerden kaynaklandığını empoze etmeye çalışıyorlar. Bu süreçlerden bazısı felsefi, bazısı sosyal, ahlaki, ekonomik bazısı da psikolojik nitelik taşımaktadır. Süreçler şöyle sayılabilir.
1- Riyazet ve ruhbaniyet eğilimi( felsefi kaynak)
2- 2- güvenlik ve sosyal adaletin bulunmaması ( sosyal neden)
3- Ataerkillik ,erkeğin kadına sulta kurup ekonomik çıkarları yönünde kendisini istismar etmesi ( ekonomik neden)
4- Kıskançlık ve erkeğin bencilliği ( ahlaki neden )
5- Kadının aylık özel günlerinin bulunması ve yaradılışta erkekten eksik yönü bulunduğu duygusuna kapılması ayrıca özel günlerinde kadının dışlanması ve sert muamelelere maruz kalması( psikolojik neden)
Ayetullah Mutahhari söz konusu nedenlerin dünyanın hiçbir yerinde tesettür konusunda etkili olmadığı ve boş yere tesettür nedenleri olarak sayıldığı yahut ta İslami olmayan sistemlerde etkili olsa bile İslami anlamda etkisiz olduğuna inanıyordu. İslam’ın tesettür için söz konusu ettiği felsefe sayılan nedenlerden farklıdır. Yüce Allah iffet ve hayayı kadının fıtratındaki bir özellik olarak kendisine bahşetmiştir. Dolaysıyla pak fıtratlı kadınlar bu haslete sahiptirler. Nitekim iffet örtünmenin ruhu örtünme ise gövdesidir. Ayrıca İffet tesettürün felsefesi tesettür ise iffet ve hayanın garantisidir.
İslam açısından tesettür felsefesinin tanınmasıyla aydınların tesettürün ortaya çıkması nedenleri olarak saydıkları konuların İslam’ın ruhuna aykırı olup İslam’daki tesettür felsefesiyle bağdaşmadığı anlaşıldı.
Zira İslam’ın kadınlar için belirlediği tesettür onun evden çıkmayıp sosyal faaliyetlere katılmaması anlamında değil.
Nitekim ikinci halife camide Fedek hakkında halka konuşma yaparken hazreti Zehra AS kendini savunmak için bir grup kadınla birlikte kapanarak camiye gitti. Ayrıca hazreti Zeynep imam Hüseyin’in şahadetinin ardından Yezid meclisinde konuşma yaptı. Bu iki örnek İslam’ın kadının toplumda aktif varlığına karşı olmadığı sadece bunun şartının İslam’a uygun bir şekilde kapanması olduğunu gösteriyor.
Tesettürün önemi
Kuranı kerimde tesettürün önemini ortaya koyan birkaç ayet bulunuyor. Bu ayetlerden üçüne değinmek istiyoruz. Ahzab suresinin 53. ayetinde şöyle buyuruyor: Ey iman edenler peygamberin evlerine yemek için izin verilmeden ve vaktine de bakmaksızın girmeyin. Ancak çağırılırsanız artık girin,yemeği yediğinizde de dağılıverin .söz ve sohbet için de evlerine girmeyin .Geçekten bu peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır. Onlardan (peygamberlerin eşlerinden) bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha temizdir.
Bu ayette yüce Allah müminlere peygamberin eşleriyle perde arkasından konuşmalarını emrediyor. Bu konu diğer kadınlar hakkında da geçerlidir. Zira Allah paklık ve iffeti tüm kadınlar için istiyor. Ancak kadınların perde arkasında kalması onların evden çıkmaması anlamında değil zira peygamberler eşlerini yolculuklar ve bazı savaşlara bile götürürlerdi. Diğer kadınlar hususunda da durum aynıdır.
Nitekim Nur suresinin 31. ayetinde şöyle buyuruyor: Mümin kadınlara da söyle “Gözlerini harama çevirmekten kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar,süslerini açığa vurmasınlar,ancak kendiliğinden görüneni hariç baş örtülerini yakalarının üstünü kapatacak şekilde koysunlar. Süslerini kendi kocalarından ya da babalarından ya da kocalarının babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da erkeklerden yana ihtiyacı olmayan (arzusuz ve iktidarsız ) hizmetçilerden yada kadınların henüz yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah’a tövbe edin ey müminler umulur ki felah bulursunuz.
Cilbab hususunda görüşler farklıdır. Bazılar geniş elbise anlamına geldiği bazılar ise abadan daha küçük baş örtüsünden daha büyük giysi anlamına geldiğine inanıyor. Ancak tüm bunlardan Celbab’ın günümüzdeki baş örtüsünden daha büyük olup vücudun önemli kısmını örttüğü ve genelde evden çıkınca dışarıda örtünme amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor.
İslam kadının keramet ve şahsiyetinin korunmasından yanadır dolaysıyla kadın için örtü gereklidir ve hiçbir örtü siyah çarşaftan daha iyi değildir. Zira iffetin daha iyi korunmasını sağlar.